Federasyon Tarihçesi
Uluslararası Federasyonunu 1892 yılında oluşturan, 1896 yılındna bu yana tüm Olimpiyat Oyunları’nın bünyesinde yer alan ve bugün 151 ülkede yarışmaları düzenlenen "Kürek", dünyanın en prestijli spor dallarından biridir.

Kürekçilik, Osmanlılar döneminde denizcilikle birlikte ele alındı ve kürekçiliğin gelişimi de donanmanın gelişmesiyle paralel olarak ilerledi. Donanmanın güçlenmesi ile birlikte ilk kez 16. yüzyılda İstanbul Boğazı’nda kürek yarışları düzenlendi. Boğaziçi ve Marmara suları ilk kürek yarışlarının parkuru oldu. Topkapı Kütüphanesi’ndeki bilgiler, 1579 yılında yarışlar yapıldığını ve bu müsabakaya 25 kayığın katıldığını belirtmektedir. Bu kayıklar Sadrazam, Vezirler ve Yeniçeri Ağalarına ait olup, yarışın öneminden dolayı dönemin padişahı III. Murad tarafından Sarayburnu Kasrı’ndan izlendi.[1] Şölen görünüşlü bu yarışın önemli tarafı, ilk kez bir sadrazamın böyle bir yarışta kendi özel kayığı ile yer almasıydı.

Türklerin modern anlamda ilk kürek yarışına katılmaları ise 1899 yılındadır. Japonya’ya bir dostluk ziyaretine giden Ertuğrul gemisi personeli, bu sırada uğradıkları Singapur’da düzenlenmekte olan kürek yarışına katılarak birincilik kazandılar. Türkiye’de ilk resmi kürek yarışmaları ise 7 Eylül 1913’te Donanma-i Osman-i Muavenet-i Milliye Cemiyeti tarafından İstanbul’da düzenlendi.

Kürek, 1924’te Deniz Sporları Federasyonu’na bağlanarak faaliyetlerini uzun süre bu teşkilatın bünyesinde gerçekleştirdi. İlk dönemler kürekte söz sahibi olan Fenerbahçe, Altınordu ve Haliç gibi kulüplere daha sonra Moda, Galatasaray, Güneş (daha sonra Taksim) ve Beykoz gibi kulüpler de katıldı. İzmit’te de Hereke Spor Kulübü İstanbul kulüplerinin başlıca rakibi oldu. Bu dönemde il şampiyonalarının ardından düzenlenen bölge müsabakaları en önemli kulüplerarası müsabakaları teşkil etti.

1930’lu yıllarda Fenerbahçe Spor Kulübü’nden üç kız kardeş Fitnat, Nezihe ve Melek Özdil hanımlar ilk bayan kürekçiler oldu. 1940’larda da "Tasvir-i Efkar" Gazetesi tarafından düzenlenmeye başlayan geleneksel Büyükdere-Bebek kürek yarışları bu spora ayrı bir renk kattı. Aynı yıllarda büyük ve kaba sandallardan ince teknelere geçildi. 1942’de Oxford ve Cambridge Üniversiteleri arasında yapılan geleneksel kürek yarışmalarında, Cambridge Takımı’nda yer alan Şamil Urallı uluslararası alanda adını duyuran ilk Türk oldu.

1952’de Batı Almanya-Florchein’daki müsabakalara katılan Türk kürekçiler, ödünç teknelerle yarışmalarına rağmen 2 birincilik, 1 ikincilik aldılar. 1955 Akdeniz Oyunları’nda tek çiftede gümüş madalya alan Fenerbahçeli sporcu Tonguç Türsan, uluslararası alandaki ilk millî karşılaşmada ilk önemli başarıyı elde etti.

1957 yılında Eftal Nogan’ın başkan olduğu "Kürek Federasyonu" kuruldu. 1960’lı yıllarda kürek sporu yeni isimler (Korel Durgun, Erdinç Karaer, Kemal Yüce vb.) ve Ankara gibi yeni bölgeler kazanırken yönetici Mufahham Elmen de bu sporun gelişmesi için büyük bir çaba harcadı. Aynı dönemde Ankara’daki Mogan Gölü kürek merkezine dönüştü.

1970’lerde durgunluk dönemine giren kürek sporunda 1980’lerde yeniden canlanma görüldü. Bu dönemin en önemli başarısını, 1984 yılında Romanya’da yapılan Balkan Şampiyonası’nda iki çiftede Yüksel Taşçı ve Cüneyt Üstüner Balkan birincisi olarak elde ettiler. 1987-1988 öğretim yılında ise ilk kez Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü’nde kürek, bilimsel bir kimlik kazanarak bilim dalı kuruldu.

Kürek sporu kulüplerarası rekabetin en yoğun olduğu spor dallarından biri oldu. 1951’e kadar sadece il ve bölge şampiyonaları düzenlenirken, II. Dünya Savaşı sonrasında birçok kulübün kürek branşı açması ve Marmara bölgesi dışındaki kulüplerin de bu spora ilgi duymaları ile kulüplerarası Türkiye Şampiyonaları düzenlenmeye başladı.

Federasyon Başkanları
Eftal NOGAN
Turgut İMİR
Altan ÜSTÜNER
Nihat USTA
Remzi TAN
Çetin ÖZTÜRK
İlhami İŞSEVEN